logo
Takip Et
TR
Kapat
  • GDV
  • Yayınlarımız
  • Görüş/Analiz
  • Etkinliklerimiz
  • Giriş Yap
Haberler
Forumun İkinci Gününde Yeniden İmar ve Güvenli Yaşam Alanları Ele Alındı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, bölge ülkelerinden uzman isimlerin katılımıyla Suriye ve bölgenin yeniden imarı, altyapı ihtiyaçları ve güvenli yaşam alanlarının inşası masaya yatırıldı.
23.07.2026

Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu kapsamında ikinci günde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de, güvenli ve sürdürülebilir geri dönüş süreçlerinde yeniden imar ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ele alındı.

AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Emir Yasin Kekeç moderatörlüğünde düzenlenen oturumda; Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar, Siyaset ve Toplum Enstitüsü Araştırma Görevlisi Sohaib Jawhar, Irak Beyan Araştırma ve Planlama Merkezi Müdürü Dr. Mustafa Saray ve Lübnan Trablus Üniversitesi Rektörü Rafaat Mikati görüşlerini paylaştı.

423724812629.jpg

Panelde; altyapı, konut, sağlık ve eğitim yatırımları ile koordineli yeniden inşa süreçleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Al Najjar: Geri dönüş belirli bir strateji çerçevesinde planlanmalı

42395320343.jpg

Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar, geri dönüşün belirli bir strateji çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, ülkelerinden ayrılırken evlerini, mallarını ve işlerini geride bırakan insanların dönüşte de bir bedelle karşı karşıya kalacağının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Dünya Bankası verilerine göre Suriye'de yaklaşık 200 milyar dolarlık bir yeniden imar ihtiyacı bulunduğunu aktaran Al Najjar, bunun tek başına Suriye hükümetinin kaldırabileceği bir yük olmadığını, komşu ve destekçi ülkelerle birlikte bir yük ve sorumluluk paylaşımı gerektiğini belirtti. Şu ana kadar alınan uluslararası desteğin daha çok niyet beyanı düzeyinde kaldığını, okul ve hastane onarımı gibi katkıların ise geri dönüş altyapısını oluşturacak ölçekte olmadığını ifade etti.

Öncelikli olarak çocuklar, kadınlar ve yaşlılar gibi kırılgan kesimlerin dönüşünün desteklenmesi gerektiğini belirtilen Al Najjar; hekim, akademisyen, mühendis ve öğretmen gibi nitelikli kadroların dönüşü için ailelerinin geçimini sağlayabilecekleri başlangıç teşviklerinin süreci hızlandıracağını ifade etti. Türkiye'de yetişen Suriyeli gençlerin Türkçeye ve Türk kültürüne aşina olmasının iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendiren bir köprü oluşturduğunu, bu birikimin uzun vadeli bir kazanım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Geri dönüşün gönüllü olması gerektiğinin altını çizen Al Najjar, gidiş-gelişi kolaylaştıracak düzenlemelerin süreci hızlandıracağını; sivil toplum kuruluşlarının ise yalnızca uygulayıcı değil, sahadaki ihtiyaçları tespit edip politika yapıcılara geri bildirim veren aktörler olarak sürece dâhil edilmesi gerektiğini belirtti.

Jawhar: Yeniden imar, binaların değil kurumların da yeniden inşasıdır

424185154962.jpg

Siyaset ve Toplum Enstitüsü Araştırma Görevlisi Sohaib Jawhar, ülkesinde finansal kapasite ile mülteci ağırlama kapasitesi arasında bir denge kurulması gerektiğini, ancak bu dengenin henüz sağlanamadığını belirtti. Beyrut merkezli bir araştırma merkezinin raporuna göre Lübnan'ın maruz kaldığı yıkımın 20 milyar doları aştığını, buna 2019'dan itibaren etkisini gösteren finansal krizin de eklendiğini aktardı.

Yeniden imarın yalnızca yolların ve binaların yapılması anlamına gelmediğini vurgulayan Jawhar, asıl meselenin devlet kurumlarının ve kapasitelerinin yeniden inşası olduğunu ifade etti. Elektrik, su, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki eksikliklerin giderilmesinin Lübnan'da aynı zamanda bir toplumsal güvenlik meselesi olduğunu belirtti.

Jawhar, bölgedeki sorunların yalnızca son on beş yılın değil, onlarca yılın biriktirdiği meselelerin sonucu olduğunu; bu nedenle çözümün ancak belirli bir plan ve strateji dâhilinde adım adım mümkün olacağını vurguladı. Bu süreçte bölgesel aktörlerin ortak hareket etmesinin ve Türkiye'nin yürüttüğü müzakere diplomasisinin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Dr. Saray: Göç bir yük değil, değerlendirilebilecek bir potansiyeldir

424446526094.jpg

Irak Beyan Araştırma ve Planlama Merkezi Müdürü Dr. Mustafa Saray, göç meselesinin yalnızca bir kriz olarak değil, fırsata dönüştürülebilecek bir mesele olarak ele alınması gerektiğini belirterek, Irak'ın hem göç veren hem göç alan bir ülke olarak kendine özgü bir deneyime sahip olduğunu ifade etti.

Mültecilerin devlet için bir zaaf noktası değil, değerlendirilebilecek bir yetenek havuzu olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Saray, akıllı finansman modelleri ve mikro kredilerle bu potansiyelin harekete geçirilebileceğini ifade etti. Irak'ta bulunan Suriyelilerin hem bulundukları ülkeye katkı sunduğunu hem de döndüklerinde edindikleri tecrübeyi ülkelerinin yeniden imarına taşıdığını belirtti.

Karşılıklı ticaretin canlandırılması, enerji hatları ve kalkınma yolu gibi projelerin desteklenmesiyle ekonomik işbirliğinin güçlenebileceğini; bu doğrultuda ülkelerin birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmasını sağlayacak komisyonlar ve belirli yatırım alanlarına odaklanan ortak bir bölgesel fon kurulabileceğini ifade etti.

Irak ile Suriye arasındaki ilişkilere de değinen Saray, iki ülke arasındaki komşuluk ve akrabalık bağlarının güçlü olduğunu, ortak sınır güvenliği başta olmak üzere güvenlik, ekonomi ve sosyal alanlarda koordinasyonun geliştirilmesine yönelik güçlü bir irade bulunduğunu belirtti.

Rafaat Mikati: Akademik geri dönüş de güvenli olmalı

425202251134.jpg

Lübnan Trablus Üniversitesi Rektörü Rafaat Mikati, konuşmasını "akademik geri dönüş" kavramı üzerine kurarak, üniversitelerinin savaş döneminde yüzlerce Suriyeli öğrenciyi tam burslu olarak kabul ettiğini aktardı. Kabul edilen öğrencilerin bir bölümünün Şam ve Halep üniversitelerinden mezun, bir bölümünün ise eğitimi yarım kalmış öğrenciler olduğunu belirtti.

Bu desteğin insani ve ahlaki bir sorumluluk olarak görüldüğünü ifade eden El Mikati, mezun olan öğrencilerin bugün Suriye'de rektörlük ve dekanlık gibi görevler üstlendiğini, bir kısmının Türkiye'de akademisyen olduğunu, bir kısmının ise okullarda öğretmenlik yaparak yeni eğitim ortamlarının kurulmasına katkı sunduğunu aktardı.

Öğrencilerin karşılaştığı bürokratik engellere de değinen El Mikati, diploma denklik süreçlerinde yıl yıl ayrıntılı transkript talep edildiğini; ancak birçok okulun savaşta yok olması nedeniyle bu belgelere ulaşılamadığını belirtti. İkamet izni olmadan denklik işlemine girilememesinin süreci daha da karmaşık hâle getirdiğini ifade etti.

Eğitimi süren bir öğrencinin ikametinin yenilenmemesinin fiilen zorunlu göç anlamına geldiğini vurgulayan El Mikati, ikametin bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir bir akademik geri dönüş için Suriye ile Lübnan'ın eğitim bakanlıkları arasında ortak bir komite kurulmasını ve denklik süreçlerinin belirli bir takvim dâhilinde kesin biçimde çözülmesini önerdi.

El Mikati ayrıca, savaş dönemlerinde eğitimin kalitesine odaklanan uluslararası bir konferans düzenlediklerini; göç dönemlerinde verilen eğitim desteklerini arşivlemeye yönelik bir çalışma başlattıklarını aktararak, bu alanda Göç ve Diaspora Vakfı ile iş birliğine açık olduklarını belirtti.

Bölgesel iş birliği vurgusu

Oturumun kapanışında değerlendirmede bulunan Kekeç, bölgenin sorunlarının bölge aktörleri tarafından çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, istikrarın sağlandığı ülkelerde diasporanın geri dönerek ekonomik kalkınmaya öncülük ettiğini, Somali örneğinin bunu açıkça gösterdiğini ifade etti.

Ülkeler arasındaki ilişkilerin uzun süre güvenlik bürokrasisi üzerinden yürüdüğünü, sivil ve akademik istişare kanallarının ise geç güçlendiğini belirtilen Kekeç, forumun bu boşluğu doldurmaya katkı sunduğunu söyledi. Önümüzdeki yıl forumun katılımcı ülkelerden birinin başkentinde düzenlenmesi temennisinde bulundu.

Katkı sunan konuşmacılara teşekkür takdimi

425579844214.jpeg

Panelin ardından, Göç ve Diaspora Vakfı Mali İşler ve Organizasyon Yönetimi Başkanı Murat Şahin tarafından Inas Al Najjar'a, Sohaib Jawhar'e, Dr. Mustafa Saray'a ve Rafaat Mikati'ye, foruma sağladıkları kıymetli katkılar dolayısıyla teşekkür hediyeleri takdim edildi.

Panelin ardından yuvarlak masa çalıştayı düzenlendi

425933957393.jpeg

Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu kapsamında gerçekleştirilen Yuvarlak Masa Çalıştayı'nda, geri dönüş sonrası toplumsal uyum ve yerel istikrarın güçlendirilmesine yönelik stratejik yaklaşımlar ele alındı.

Göç ve entegrasyon alanında faaliyet gösteren stratejik düşünce merkezlerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda; geri dönüş yapan nüfusun yerel halkla uyumu, mülkiyet haklarının korunmasına yönelik arabuluculuk mekanizmaları ve toplumsal barışın sürdürülebilirliğini destekleyecek akademik öneriler üzerine istişarelerde bulunuldu.

Çalıştay, farklı kurumlardan uzmanları bir araya getirerek bölgesel iş birliğini güçlendirecek fikir alışverişine önemli katkı sağladı.

İlgili haberler
Tümünü gör
Forum, Ortak Sorumluluk Vurgusuyla Tamamlandı
Forum, Ortak Sorumluluk Vurgusuyla Tamamlandı
nurlu geri dönüşün yalnızca sınır kapısıyla sınırlı kalmayıp güvenli ev, eğitim ve istihdam olanaklarıyla başlayacağına dikkat çekilen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu, bölgesel iş birliği ve veri paylaşımı ağlarının güçlendirilmesi temennisiyle tamamlandı.
Forum, Göçmen
24.07.2026
Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak Göç Yönetimi Tecrübelerini Paylaştı
Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak Göç Yönetimi Tecrübelerini Paylaştı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak temsilcileri bir araya gelerek göç yönetiminde edinilen kurumsal deneyimleri, saha uygulamalarını ve sürdürülebilir geri dönüş stratejilerini masaya yatırdı.
Forum, Göçmen
24.07.2026
Bölge Ülkelerinin Göç Tecrübeleri Karşılaştırmalı Perspektifle Ele Alındı
Bölge Ülkelerinin Göç Tecrübeleri Karşılaştırmalı Perspektifle Ele Alındı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, bölge ülkelerindeki güncel veriler ışığında insani yardım modelleri, kayıt dışılıkla mücadele, akademik erişim ve sürdürülebilir geri dönüş stratejileri çok boyutlu olarak değerlendirildi.
Forum, Göçmen
23.07.2026