logo
Takip Et
TR
Kapat
  • GDV
  • Yayınlarımız
  • Görüş/Analiz
  • Etkinliklerimiz
  • Giriş Yap
Haberler
Bölge Ülkelerinin Göç Tecrübeleri Karşılaştırmalı Perspektifle Ele Alındı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, bölge ülkelerindeki güncel veriler ışığında insani yardım modelleri, kayıt dışılıkla mücadele, akademik erişim ve sürdürülebilir geri dönüş stratejileri çok boyutlu olarak değerlendirildi.
23.07.2026

Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu kapsamında gerçekleştirilen Bölge Ülkeleri Göç Tecrübesi Paylaşımı Özel Oturumu'nda, bölge ülkelerinin göç yönetimine ilişkin tecrübeleri karşılaştırmalı bir perspektifle ele alındı.

27. Dönem Milletvekili Dr. Ravza Kavakcı Kan moderatörlüğünde düzenlenen oturumda; Suriye Milletvekili Azzam Hancı, UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella, Lübnan Çalışma Bakanlığı Suriyeliler Çalışma Genel Müdürü Samar Assi ve Irak Bağdat Üniversitesi Siyasal Bilgiler Dekanı Prof. Dr. Al-Bedewi görüşlerini paylaştı.

Oturumun açılışında güncel verilere değinen Kavakcı Kan, Temmuz 2026 başı itibarıyla Türkiye'de geçici koruma altında 2 milyon 245 bin kişinin bulunduğunu, 2016-2026 döneminde ise yaklaşık 1,5 milyon kişinin Suriye'ye döndüğünü aktardı.

Hancı: Yeniden imar süreci uzun soluklu bir çaba gerektiriyor

456280268799.jpg

Suriye Milletvekili Azzam Hancı, uluslararası raporlara dayanarak yaklaşık 14 milyon Suriyelinin iç ve dış göçe maruz kaldığını, ülkenin yeniden imarının ise çok büyük ölçekli bir yatırım gerektirdiğini belirtti. UNDP'nin 2025 tarihli raporuna göre altyapının yarısının yıkılmış durumda olduğunu aktaran Hancı, bu nedenle geri dönüşün kısa sürede ve toplu biçimde gerçekleşmesini beklemediğini ifade etti.

Dünyanın farklı ülkelerinde köklü üniversitelerde eğitim görmüş ve büyük firmalarda çalışan Suriyelilerin bulunduğuna dikkat çeken Hancı, bu beşerî birikimin ülkeye dönmesi ve yeniden inşa sürecine katılması hâlinde önemli bir dönüşümün mümkün olacağını söyledi. Bölge ülkeleri arasında stratejik bir entegrasyon planı oluşturulmasının güçlü bir sinerji doğuracağını vurguladı.

Eğitimin geri dönüşteki belirleyici rolüne özellikle dikkat çeken Hancı, savaş döneminde üniversite bulunmamasının başlıca göç sebeplerinden biri olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine kurulan üniversitelerden binlerce öğrencinin mezun edildiğini ve bugün yeni üniversitelerle bu çalışmanın sürdürüldüğünü aktardı. Çatışma döneminde gezici okullar, çadır okulları ve yer altı sınıfları gibi imkânlarla eğitimin kesintiye uğratılmamaya çalışıldığını, yıl kaybeden öğrenciler için hızlandırılmış programlar uygulandığını belirtti.

Hancı ayrıca, uzun süre yurt dışında kalan çocukların ana dil ve kültürle bağlarının zayıfladığına değinerek, ailelerin dönüş kararı aldığında çocukların akademik Arapçada zorlandığını; bu nedenle sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü dil ve kültür programlarının kimlik ile aidiyet duygusunu güçlendirmek bakımından kritik olduğunu ifade etti.

Cicchella: Gönüllülük esastır, zorlama sürdürülebilir sonuç vermez

45691990569.jpg

UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella, Aralık 2024 sonrasında ülke içinde yerinden edilmiş 1,9 milyon kişinin eski yerleşim yerlerine, 1,7 milyon Suriyeli mültecinin ise ülkelerine döndüğünü; buna karşın hâlâ yaklaşık 10 milyon Suriyelinin ülke dışında bulunduğunu aktardı.

Kısa vadede büyük ölçekli bir dönüş beklenmediğini, uzun vadede ise bazı ülkelerde oranın yüzde 65 düzeyine çıkabileceğini belirten Cicchella, sürecin üzerinde uzlaşılamayacak temel ilkesinin gönüllülük olduğunu vurguladı. Hâlihazırda dönme durumunda olmayan Suriyelilerin bulundukları ülkelerde desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini, eğitim gören öğrencilerin ikamet sorunu yaşamasının fiilen zorlama anlamına geleceğini ifade etti.

Bölgedeki iyi uygulamalara da değinen Cicchella, Türkiye'nin Suriyelilere ülkelerinde vakit geçirerek aile bağlarını tazeleme imkânı sunmasını, Lübnan'da sınır geçişlerinde Suriyelilerden ücret alınmamasını ve Irak makamlarının dönüşü destekleyen çalışmalarını örnek gösterdi. Türkiye'deki mülteci hukuku çerçevesinin dünyadaki en iyi örneklerden biri olduğunu belirten Cicchella, mültecilerin yükseköğrenime erişiminin küresel ortalamada yüzde 6 düzeyindeyken Türkiye'de yüzde 14'e ulaştığını kaydetti.

Cicchella, bölgede giderek büyüyen bir vatansızlık riskine de dikkat çekti. Sığınılan ülkelerde kayıt dışı evlilikler ve belge eksiklikleri nedeniyle vatansız kalan çocukların bulunduğunu belirterek, Mısır'ın belirli durumlarda annenin vatandaşlığını çocuğa aktarmasına imkân tanıyan düzenlemesini bölge için örnek alınabilecek bir uygulama olarak nitelendirdi. UNHCR'ın, bireylerin rızası dâhilinde elindeki verileri bölge hükümetleriyle paylaşmaya hazır olduğunu ifade etti.

Ev sahibi ülkelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Cicchella, sorumluluğun bütün ülkelerce paylaşılması ve finansman ile yatırım konusunda mali kurumların da sürece dâhil edilmesi çağrısında bulundu.

Assi: Amaç, çalışan haklarını güvence altına almak ve kayıt dışılığı önlemek

457052804918.jpg

Lübnan Çalışma Bakanlığı Suriyeliler Çalışma Genel Müdürü Samar Assi, 2011 öncesinde düzenli bir göç hareketliliği bulunduğunu, savaş sonrasında ise düzensiz göçün belirgin biçimde arttığını ve Suriyelilerin özellikle tarım ile inşaat sektörlerinde yer aldığını belirtti.

Sınır geçişlerindeki belge eksikliklerinin çalışma izni alınmasını güçleştirdiğini ve bunun kimi durumlarda istismara zemin hazırladığını ifade eden Assi, 2025'te kurulan yeni hükümetle birlikte oluşturulan teknik komisyonun mevzuatta düzenlemeler yaptığını aktardı. Bu düzenlemelerin temel hedefinin çalışan haklarını güvence altına almak, kayıt dışı istihdamın önüne geçmek ve daralan iş gücü piyasasında dengeyi korumak olduğunu söyledi.

Assi, Lübnan'da toplumsal uyum bakımından bir sorun yaşanmadığını; asıl güçlüğün ikamet izni, yasal belgeler ve çalışma izni süreçlerinde ortaya çıktığını vurguladı. Suriye hükümetiyle koordinasyon kurulmaya çalışıldığını belirten Assi, Suriye'de yeniden imar ve güçlendirme çalışmaları ilerledikçe gönüllü dönüş için gerekli motivasyonun da güçleneceğini ifade etti.

Prof. Dr. Al-Bedewi: Her ülkenin deneyimi kendi koşullarına özgüdür

45728852661.jpg

Irak Bağdat Üniversitesi Siyasal Bilgiler Dekanı Prof. Dr. Al-Bedewi, göç meselesinin terör, ekonomi ve yönetişim başlıklarıyla iç içe geçmiş çok boyutlu bir konu olduğunu belirterek, her ülkenin göçe kendi koşullarına göre özgün bir yanıt verdiğini ifade etti.

Ülkelerin uyguladığı farklı teşvik mekanizmalarını karşılaştıran Al-Bedewi, Türkiye'nin geçici koruma statüsü üzerinden geliştirdiği yaklaşımı, Lübnan'ın maddi destek temelli uygulamalarını ve Irak'ın ulusal kalkınma programının bir parçası olarak yürüttüğü entegrasyon politikasını örnek gösterdi. Irak'ın Kürdistan Bölgesi'nden yaklaşık 150 bin kişinin Suriye'ye döndüğünü aktardı.

Kurumların açıkladığı rakamlar arasındaki farklılıklara dikkat çeken Al-Bedewi, bunun mülteci tanımındaki ve geri dönüş koşullarındaki farklılıklardan kaynaklandığını belirtti. Sürecin en önemli dersi olarak, gönüllü dönüşün mümkün olduğu yerde dönüşün, mümkün olmadığı yerde ise entegrasyonun teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu çerçevede kaynak ülke ile ev sahibi ülke arasında şeffaf ve yönetilebilir bir hukuki çerçeve kurulmasının, kamuoyu algısının düzenli olarak ölçülmesinin ve bölgesel bir dayanışma fonu oluşturulmasının önemine değinen Al-Bedewi, meselenin tek tek devletlerin gücünü aşan, bölgesel koordinasyon ve uluslararası destek gerektiren bir konu olduğunu vurguladı. Bir ülkenin deneyiminin doğrudan bir başkasına uyarlanamayacağını, iş birliği yollarının bu farkındalıkla geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Katkı sunan konuşmacılara teşekkür takdimi

457736991075.jpg

Panel sonunda moderatör ve konuşmacılara foruma katkıları dolayısıyla teşekkür edildi. Panelin ardından, Göç ve Diaspora Vakfı Kadın Diasporası ve İletişim Sorumlusu Müzeyyen Taşçı tarafından Dr. Ravza Kavakcı Kan'a, Azzam Hancı'ya, Daniela Carmela Cicchella'ya, Samar Assi'ye ve Prof. Dr. Al-Bedewi'ye, foruma sağladıkları kıymetli katkılar dolayısıyla teşekkür hediyeleri takdim edildi.

Panelin ardından yuvarlak masa çalıştayı düzenlendi

458037206949.jpg

Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu kapsamında gerçekleştirilen Yuvarlak Masa Çalıştayı'nda, bölgesel göç hareketliliğinin geleceği stratejik bir perspektifle ele alındı.

Göç hareketliliği alanında çalışan stratejik düşünce merkezlerinin katılımıyla düzenlenen çalıştayda; bölge ülkelerinin gelecekte karşı karşıya kalabileceği olası göç hareketleri, risk analizleri ve geleceğe yönelik öngörüler üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu.

459523181163.jpg

Çalıştay, bölgesel göç dinamiklerine ilişkin ortak vizyonun geliştirilmesine ve geleceğe yönelik politika önerilerinin değerlendirilmesine katkı sundu.

İlgili haberler
Tümünü gör
Forum, Ortak Sorumluluk Vurgusuyla Tamamlandı
Forum, Ortak Sorumluluk Vurgusuyla Tamamlandı
nurlu geri dönüşün yalnızca sınır kapısıyla sınırlı kalmayıp güvenli ev, eğitim ve istihdam olanaklarıyla başlayacağına dikkat çekilen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu, bölgesel iş birliği ve veri paylaşımı ağlarının güçlendirilmesi temennisiyle tamamlandı.
Forum, Göçmen
24.07.2026
Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak Göç Yönetimi Tecrübelerini Paylaştı
Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak Göç Yönetimi Tecrübelerini Paylaştı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak temsilcileri bir araya gelerek göç yönetiminde edinilen kurumsal deneyimleri, saha uygulamalarını ve sürdürülebilir geri dönüş stratejilerini masaya yatırdı.
Forum, Göçmen
24.07.2026
Forumun İkinci Gününde Yeniden İmar ve Güvenli Yaşam Alanları Ele Alındı
Forumun İkinci Gününde Yeniden İmar ve Güvenli Yaşam Alanları Ele Alındı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, bölge ülkelerinden uzman isimlerin katılımıyla Suriye ve bölgenin yeniden imarı, altyapı ihtiyaçları ve güvenli yaşam alanlarının inşası masaya yatırıldı.
Forum, Göçmen
23.07.2026