logo
Takip Et
TR
Kapat
  • GDV
  • Yayınlarımız
  • Görüş/Analiz
  • Etkinliklerimiz
  • Giriş Yap
Haberler
Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak Göç Yönetimi Tecrübelerini Paylaştı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda Türkiye, Suriye, Lübnan ve Irak temsilcileri bir araya gelerek göç yönetiminde edinilen kurumsal deneyimleri, saha uygulamalarını ve sürdürülebilir geri dönüş stratejilerini masaya yatırdı.
24.07.2026

Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu kapsamında gerçekleştirilen Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Özel Oturumu'nda, bölge ülkelerinin göç yönetimine ilişkin kurumsal tecrübeleri ve saha uygulamaları paylaşıldı.

Göç ve Diaspora Vakfı Diplomasi Yönetimi Başkanı Barış Toprak Şahin moderatörlüğünde düzenlenen oturumda; Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, Suriye Afet Bakanlığı Türkiye İlişkileri Genel Müdürü Muhammed Basel Kırşanu, Lübnan'daki Suriyeli Yerinden Edilmiş Kişiler Dosyasından Sorumlu Bakanlar Kurulu Komitesi Genel Sekreteri Dr. Samer Haddara ve Irak Enki Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Kawther Al-Gharban görüşlerini paylaştı.

AFAD Başkan Yardımcısı Taşdelen: Dünyanın neresinde kimin ihtiyacı varsa el uzatmaya çalışıyoruz

440739828263.jpg

Türkiye'nin 2011'den bu yana yürüttüğü süreci üç dönemde özetleyen AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, ilk dönemde kitlesel göçle baş etme mücadelesi verildiğini belirtti. Bu kapsamda 10 şehirde 26 geçici barınma merkezi kurulduğunu ve buralarda 300 binin üzerinde Suriyelinin ağırlandığını ifade etti.

Saha pratiğinden doğan briket ev uygulamasına da değinen Taşdelen, 20 bin hedefiyle başlatılan çalışmanın 116 bin briket evin tamamlanmasıyla sonuçlandığını, bunun bölgedeki nüfusun sürekli yer değiştirmesini önleyerek okul, sağlık ve altyapı hizmetlerinin planlanabilmesine imkân tanıdığını söyledi. Yardımların Çobanbey'de kurulan lojistik merkez üzerinden düzenli biçimde sahaya ulaştırıldığını da belirtti.

Taşdelen, geri dönüşün yalnızca komşu ülkelerden Suriye'ye dönüşü değil, Suriye içinde yerinden edilmiş kişilerin kendi şehirlerine dönmesini de kapsayan bir kavram olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Dünya genelinde 55 ülkede 252 milyon insanın acil yardıma ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Taşdelen, AFAD'ın "dünyanın neresinde kimin ihtiyacı varsa el uzatmaya çalışan" bir yaklaşımla hareket ettiğini ifade etti.

Dr. Al-Gharban: Irak'ın deneyiminde toplumsal güven belirleyici oldu

441138010034.jpg

Irak Enki Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Kawther Al-Gharban, Irak'ın deneyiminin ağırlıklı olarak iç göç üzerine şekillendiğini belirterek, ülkenin El Kaide ve DEAŞ terörü nedeniyle yoğun bir zorunlu yer değiştirme dalgasıyla karşılaştığını ifade etti.

Göç yönetiminin bir organizasyon meselesi olduğu kadar bir güvenlik meselesi de olduğunu vurgulayan Al-Gharban, devletin ulusal güvenlik ile insan yaşamının güvenliği arasında denge kurması gerektiğini söyledi. Irak'ta izlenen modelde devlet kurumlarının yanı sıra toplum nezdinde itibar sahibi aktörlerin de sürece dahil edilmesinin krizi yönetilebilir kıldığını belirtti.

Irak'taki Suriyelilerin durumuna ilişkin olarak Al-Gharban, ülkede uyruk temelli bir ayrım gözetilmediğini; Suriyelilerin seyahat ve çalışma haklarına sahip olduğunu, hastanelerde Suriyeli doktor ve sağlık çalışanlarının görev alabildiğini aktardı. Türkiye ile Irak deneyimlerinin birbirinden farklı ancak birbirini zenginleştiren nitelikte olduğunu ifade eden Al-Gharban, iki deneyimin bir arada değerlendirilmesinin bölgesel politikalara katkı sunacağını belirtti.

Dr. Haddara: Doğru veri olmadan doğru göç politikası üretilemez

441499878284.jpg

Lübnan'daki Suriyeli Yerinden Edilmiş Kişiler Dosyasından Sorumlu Bakanlar Kurulu Komitesi Genel Sekreteri Dr. Samer Haddara, 2025 yılı başında kurulan hükümetin bakanlık düzeyinde bir komisyon oluşturarak konuyu doğrudan gündemine aldığını belirtti. Uluslararası ortaklarla birlikte hazırlanan planın; maddi destekler, idari kolaylıklar ve harç ile vergi muafiyetleri yoluyla gönüllü geri dönüşü teşvik etmeyi hedeflediğini aktardı.

Haddara, Lübnan'da hâlihazırda yaklaşık 800 bin Suriyelinin bulunduğunu, yaklaşık 600 bin kişinin ise Suriye'ye döndüğünü; Temmuz 2026 itibarıyla okullarda yaklaşık 100 bin öğrencinin kayıtlı olduğunu ifade etti. Bu verilerin, eğitim politikaları dikkate alınmadan bir göç yönetiminin mümkün olmadığını gösterdiğini belirtti.

Kaliteli veriye ulaşmanın önemine dikkat çeken Haddara, ulusal düzeyde elde edilen istatistiklerin uluslararası kurumların verileriyle çelişebildiğini, bu nedenle kurumlar ve devletler arasında veri paylaşımının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Farklı ülkelerden aynı şehre dönmek isteyen ailelerin bulunduğunu örnekleyen Haddara, bu dönüşlerin hangi hizmet ve altyapı ihtiyaçlarını doğuracağının önceden planlanabilmesi için ortak bir bölgesel platform kurulması çağrısında bulundu.

Geri dönenlerin yalnızca ihtiyaç sahibi olarak değil, taşıdıkları mesleki beceri ve ekonomik potansiyelle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Haddara, sürecin başarısının yalnızca Suriye'nin değil bütün bölgenin başarısı olacağını belirterek konuşmasını "Suriye'nin istikrarı bölgenin istikrarıdır" sözleriyle tamamladı.

Kırşanu: Bu bir ikinci göç; gönüllü ve onurlu bir dönüş

441758947278.jpg

Suriye Afet Bakanlığı Türkiye İlişkileri Genel Müdürü Muhammed Basel Kırşanu, yaşanan sürecin yeni bir göç niteliği taşıdığını belirterek, ilk göçün zorunlu koşullarda gerçekleştiğini, bugün konuşmanın ise gönüllü biçimde anavatana dönüş anlamına geldiğini ifade etti.

Geri dönüşün güvenli, gönüllü ve insani bir çerçevede olması gerektiğini vurgulayan Kırşanu, Suriye hükümetinin öncelikli olarak eğitim ve sağlık sektörlerini desteklemeye çalıştığını belirtti. Enkazın kaldırılması, mayınlar ile patlamamış mühimmatın temizlenmesi ve kritik altyapının yeniden kurulmasının önündeki en büyük başlıklar olduğunu aktardı.

Dönen ailelerin sürdürülebilir bir yaşam kurabilmesi için geçim kaynaklarının teminini kritik gördüklerini ifade eden Kırşanu, bu doğrultuda çıkarılan kararname ile geri dönüşü kolaylaştıracak altyapı ve ortamın oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Geri dönenlerin ülke için bir kazanım olduğunu vurgulayan Kırşanu, bu birikimin yeniden imar ve kalkınma süreçlerinde değerlendirileceğini belirtti.

Oturumda ayrıca; Türkiye'nin AFAD, Göç İdaresi Başkanlığı, TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı gibi kurumlarının Suriye'nin yeniden imarına yönelik koordineli çalışmalar yürüttüğü, inşa edilen okulların çevresinde geri dönüşlerin arttığının tespit edildiği ve bunun eğitim ile altyapının geri dönüşteki belirleyici rolünü ortaya koyduğu ifade edildi.

Katkı sunan konuşmacılara teşekkür takdimi

441959780421.jpg

Panelin ardından, Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Ali Özoğul tarafından Hamza Taşdelen'e, Muhammed Basel Kırşanu'ya, Dr. Samer Haddara'ya ve Dr. Kawther Al-Gharban'a, foruma sağladıkları kıymetli katkılar dolayısıyla teşekkür hediyeleri takdim edildi.

İlgili haberler
Tümünü gör
Forum, Ortak Sorumluluk Vurgusuyla Tamamlandı
Forum, Ortak Sorumluluk Vurgusuyla Tamamlandı
nurlu geri dönüşün yalnızca sınır kapısıyla sınırlı kalmayıp güvenli ev, eğitim ve istihdam olanaklarıyla başlayacağına dikkat çekilen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu, bölgesel iş birliği ve veri paylaşımı ağlarının güçlendirilmesi temennisiyle tamamlandı.
Forum, Göçmen
24.07.2026
Forumun İkinci Gününde Yeniden İmar ve Güvenli Yaşam Alanları Ele Alındı
Forumun İkinci Gününde Yeniden İmar ve Güvenli Yaşam Alanları Ele Alındı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, bölge ülkelerinden uzman isimlerin katılımıyla Suriye ve bölgenin yeniden imarı, altyapı ihtiyaçları ve güvenli yaşam alanlarının inşası masaya yatırıldı.
Forum, Göçmen
23.07.2026
Bölge Ülkelerinin Göç Tecrübeleri Karşılaştırmalı Perspektifle Ele Alındı
Bölge Ülkelerinin Göç Tecrübeleri Karşılaştırmalı Perspektifle Ele Alındı
Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, bölge ülkelerindeki güncel veriler ışığında insani yardım modelleri, kayıt dışılıkla mücadele, akademik erişim ve sürdürülebilir geri dönüş stratejileri çok boyutlu olarak değerlendirildi.
Forum, Göçmen
23.07.2026