Hz. Adem ile Havva’nın cennetten yeryüzüne indirilişiyle başlayan ve kıyamete kadar devam edecek olan bir gerçeklik: göç. İnsanlık tarihi boyunca farklı biçimlerde varlığını sürdüren göç olgusu, bugün de Türkiye’nin en önemli gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Son 15 yıldır Türkiye’de çözüm arayışları devam eden göç meselesi; demografik yapıdan ekonomik dengelere, toplumsal uyumdan kamu politikalarına kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Peki veriler ne söylüyor? Siyasi aktörler bu süreci nasıl yönetiyor?
Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, katıldığı programda göç meselesine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Seyyar; Suriyeli kardiyologların neden Almanya’yı tercih ettiğini, Türkiye’de doğup büyüyen ikinci nesil göçmenlerin neden hâlâ “sığınmacı” olarak tanımlandığını ve Türkiye’nin bu süreçte kaçırdığı fırsatları kapsamlı bir perspektifle ele aldı.
Göçün sadece bir güvenlik veya sosyal politika meselesi değil, aynı zamanda stratejik bir insan kaynağı ve gelecek vizyonu konusu olduğuna dikkat çeken Seyyar, Türkiye’nin bu alandaki politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.
Programın tamamını izlemek ve konuya dair detaylı analizleri dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz:
🔗 Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz

